İlk evimin balkonu tam olarak üç metrekareydi. Üzerine bir katlanır sandalye, bir küçük sehpa koyduktan sonra kalan yer, iki saksıyı bile zor alıyordu. O zamanlar "bahçe" kelimesini duyduğumda aklıma toprak, çim, sıralar halinde dizilmiş sebzeler geliyordu; benim elimde ise bir duvar ve bir korkuluk vardı. İşte tam o noktada yukarı doğru büyümeyi öğrendim. Dikey bahçe tasarımı, yer yoksa yüzey kullanma fikrinden başka bir şey değil aslında ve inanın, ilk fesleğen saksımı duvara astığım gün balkonum iki katına çıkmış gibi hissettim.
Küçük alanlarda en büyük sorun zemin. Ama duvarlar, korkuluklar, kapı yanları, hatta mutfak penceresinin kenarı çoğu evde bomboş duruyor. Dikey düzenlemenin bana kazandırdığı üç şeyi net biçimde söyleyebilirim:
Bir de görsel etkisi var. Yeşil bir duvar, küçük bir balkonu koridor gibi göstermek yerine odanın devamı gibi algılatıyor. Bahçeyle uğraşmanın zihni nasıl dinlendirdiğinden sitede ayrıca söz ettim; dikey bahçe bu etkiyi kapı önüne kadar taşıyor.
Keçe ya da kumaş cepli askı paneller, benim en çok sevdiğim çözüm oldu. Hafif, ucuz ve kiralık evde duvarı deleceksiniz kaygısını azaltan bir yapıya sahipler. Ama iki uyarım var: birincisi, keçe cepler suyu çok hızlı buharlaştırır, yazın günde bir sulama şart olabilir. İkincisi, alt sıradaki cepler üstten süzülen suyla sürekli ıslak kalır. Ben alt sıraya nane ve maydanoz gibi nemi seven bitkileri, üst sıraya kekik ve biberiye gibi kuraklığa dayanıklı olanları koyarak bu dengeyi çözdüm.
Merdiven tipi ya da basamaklı ahşap raflar, ağır saksı taşımak isteyenler için en sağlam seçenek. Domates, biber, çilek gibi kök hacmi isteyen bitkileri raflarda büyütüyorum. Rafın kritik noktası şu: her basamak alttakini gölgeler. Bu yüzden rafı, güneşin geldiği yöne bakacak şekilde yerleştirip en güneş sever bitkileri en üste alıyorum. Güneş yönünü doğru okumak dikey düzenlemede zeminden çok daha önemli; hangi köşenin kaç saat ışık aldığını bir hafta boyunca not etmenizi öneririm.
Tavandan, korkuluktan veya duvara vidalanmış kancalardan sarkan saksılar. Sarkan bitkiler burada yıldız: sarkan begonya, tesbih çiçeği, İngiliz sarmaşığı, sarkan çilek çeşitleri. Askı saksılarda tek ciddi risk ağırlık. Islak toprak, kuru toprağın neredeyse iki katı ağırlığa çıkabilir; askı ve kancayı seçerken bunu hesaba katın. Ben 20 santimlik saksıların üzerine çıkmamayı kural yaptım.
Dikey bahçede toprak hacmi az, dolayısıyla hata payı da az. Yerdeki büyük bir saksı bir günlük ihmali affeder, duvardaki cep affetmez. Öğrendiklerim şöyle:
Benim en büyük hatam, ilk yıl duvarın tamamını bir hafta içinde doldurmaya çalışmaktı. On dört cebin sekizi eylülde boştu. İkinci yıl beş cepten başladım, sezon sonunda hepsi doluydu.
Dikey bahçe, dar bir balkonu ya da mutfak duvarını gerçekten yaşayan bir alana çevirebiliyor. İşin güzel tarafı, yatırımın da öğrenme eğrisinin de küçük olması: bir panel, birkaç torba harç ve beş fide ile başlayıp yıllar içinde katman katman büyütebiliyorsunuz. Bitkileri çelikle çoğaltmayı öğrendiğinizde ise duvar kendi kendini doldurmaya başlıyor; benim naneler artık bir daha satın alınmadı. Bu yıl bir raf, gelecek yıl bir panel ekleyin; üçüncü yıl k