Balkonumda ilk saksıyı yerleştirdiğimde elimde bir tutam fesleğen fidesi ve bolca iyi niyet vardı. Üç hafta sonra o fesleğen sararıp gitti. Şimdi geriye dönüp baktığımda hatanın bitkide değil, benim balkonu tanımamış olmamda olduğunu görüyorum. Balkon bahçesi kurma işi, aslında birkaç saksı almakla başlamıyor; kendi balkonunuzun kaç saat güneş gördüğünü, rüzgârın hangi yönden estiğini ve elinizin ne sıklıkla o balkona uzanabileceğini bilmekle başlıyor. Aşağıda kendi denemelerim ve bolca zayiatım sonrası oturttuğum yöntemi anlatacağım.
Bitki satın almadan önce bir hafta boyunca balkonuma çıkıp güneşin nerede durduğuna baktım. Kulağa gereksiz gelebilir ama bence bu, tüm işin en belirleyici adımı. Benim balkonum güneybatıya bakıyor; sabah gölgede, öğleden sonra ise adeta fırın gibi. Bu yüzden sabah güneşi seven bitkiler bende hep zorlandı.
Şu basit gözlemi yapmanızı öneririm:
Güneş ve gölge dengesinin bahçe tasarımındaki rolünü anlattığım yazıda daha ayrıntılı değindim ama balkonda bu konu iki kat daha kritik, çünkü kaçacak yeriniz yok.
İlk yılımda dekoratif olsun diye aldığım şık, deliksiz seramik saksılar üç bitkimin kökünü çürüttü. Öğrendiğim şey net: drenaj deliği olmayan saksı, saksı değildir. Delik yoksa matkapla açın ya da o kabı sadece dış görünüm için kullanıp içine delikli plastik saksı yerleştirin.
Malzemeye göre deneyimim şöyle:
| Saksı türü | Artısı | Dikkat edilecek |
|---|---|---|
| Plastik | Hafif, nemi uzun tutar, ucuz | Güneşte zamanla kırılganlaşır |
| Terrakota (toprak) | Nefes alır, kök çürümesi az | Suyu hızlı verir, sık sulama ister |
| Ahşap kasa | Geniş hacim, sebze için ideal | İç yüzeyi astarlanmazsa çürür |
| Keçe torba | Taşıması kolay, havalandırma iyi | Çok çabuk kurur, yazın zor |
Boyut konusunda cimrilik yapmayın. Fesleğen için en az 3-4 litre, domates için 15-20 litre, biber ve patlıcan için 10 litre civarı toprak hacmi hedefliyorum. Küçük saksıda bitki büyümez, sadece hayatta kalmaya çalışır. Ayrıca her saksının altına tabak koyun; komşunun çamaşırına damlayan su, balkon bahçeciliğinin en gereksiz krizidir.
Balkonda bahçe toprağı kullanmayın. Ağır, sıkışır, saksıda hava boşluğu bırakmaz. Ben genelde hazır saksı harcını perlit ve bir miktar solucan gübresiyle karıştırıyorum; bu üçlü hem hafif hem besleyici bir karışım veriyor. Toprak hazırlığına dair anlattıklarım balkonda da geçerli, sadece drenaj oranını biraz daha yükseltmek gerekiyor.
İlk sezonda denemenizi önerdiğim, beni hiç hayal kırıklığına uğratmayan türler:
Sebzeye ilgi duyuyorsanız ev sebze bahçesi kurmaya dair yazdıklarım balkon kasalarına da rahatça uyarlanabilir. İçeride bir köşe ayırmak isteyenler için ev içi bitkiler konusuna da bakmanızı öneririm; balkon kapalıysa iki dünyanın arası bir ortam yaratabilirsiniz.
Saksıdaki toprak, topraktaki topraktan çok daha hızlı kurur. Yaz ortasında benim küçük saksılarım günde bir su istiyor. Ama takvime göre değil, parmağıma göre suluyorum: parmağımı toprağa iki-üç santim sokup nem hissetmiyorsam suluyorum. Bitkilerin su ihtiyacını anlamaya dair yazdığım yöntem burada da işime yarıyor.
Zararlılar konusunda paniklemeyin. Ben ilk yaprak bitini gördüğümde bitkiyi atmaya kalkmıştım; oysa sabunlu su ve bi