Balkonumdaki ilk domates fidanımın alt yapraklarının sarardığını gördüğümde ilk tepkim panikti. Suyunu mu az verdim, çok mu verdim, güneş mi yaktı? Kovayla su döktüm, gölgeye çektim, olmadı. Meğer bitkim bana açlığını anlatıyordu. O günden sonra öğrendim ki yapraklar bir çeşit gösterge paneli gibi çalışıyor: hangi rengin, hangi bölgede, hangi şekilde çıktığına bakarsanız bitki besin eksikliği konusunda oldukça isabetli tahminler yapabiliyorsunuz. Bu yazıda kendi deneme yanılmalarımdan süzülen o okuma yöntemini anlatmak istiyorum.
Yaprak sararmasının en sık nedeni aslında besin değil, kök bölgesindeki sorunlar. Bunu ayırt etmeden gübre atmak, çoğu zaman durumu kötüleştiriyor. Ben artık şu üç şeyi kontrol etmeden gübre kutusuna elimi atmıyorum:
Bir de mevsimsel doğallık var: sonbaharda ya da bitkinin yaşlı, en alttaki bir iki yaprağının sararıp dökülmesi normaldir. Panik yapmadan bütüne bakın.
Besin elementlerini kabaca iki gruba ayırmak işimi çok kolaylaştırdı. Azot, fosfor, potasyum ve magnezyum hareketli elementlerdir; bitki bunları eksildiğinde yaşlı yapraklardan söküp yeni sürgüne taşır. Bu yüzden belirtiler alttan, yaşlı yapraklardan başlar. Demir, çinko, kalsiyum, bor gibi elementler ise pek hareket etmez; belirtiler üstte, yeni yapraklarda ve büyüme uçlarında görülür. Sadece bu ayrımı bilerek olasılıkları yarıya indirebilirsiniz.
| Belirti | Muhtemel eksiklik | Nerede görülür |
|---|---|---|
| Yaprağın tümü soluk yeşil, sonra sarı; bitki cılız, boy atmıyor | Azot | Alt yapraklardan başlar, yukarı ilerler |
| Yaprak damarları yeşil kalırken aralar sararmış (mermer görünüm) | Magnezyum | Yaşlı yapraklar |
| Yeni yapraklar sapsarı, damarlar bile soluk, ince ağ gibi | Demir | Uç, en genç yapraklar |
| Yaprak kenarları kavrulmuş, kahverengi, kıvrık; meyve az | Potasyum | Yaşlı ve orta yapraklar |
| Yapraklarda mor-kırmızı tonlar, kökler zayıf, çiçek geç | Fosfor | Alt yapraklar, yaprak sırtı |
| Büyüme ucu kararıp ölüyor, domateste dip çürüklüğü | Kalsiyum | Yeni doku ve meyve |
Aynı toprakta iki sezon üst üste fesleğen yetiştirdim, ikinci yıl bitkiler kurşun kalem kalınlığında kaldı, rengi soluktu. Klasik azot açlığı. Sıvı bir organik gübreyi seyreltip on günde bir verdim, üç haftada renk yerine geldi. Ders: yapraklı bitkiler azotu hızla tüketir, saksı toprağı sınırlıdır.
Turunçgiller demir konusunda çok hassas. Ama ilginç olan şuydu: toprakta demir vardı, bitki alamıyordu. Suyumuz kireçliydi, toprak pH'ı yükselmişti. Yani her sararma "gübre yetersiz" demek değil; bazen alım engeli demek. Asit karakterli harç ve toprağı fazla kireçlendirmemek çözüm oldu.
Meyve tutumu başladıktan sonra yaprak kenarları kağıt gibi kurudu. Potasyum eksikliğiydi; meyve, potasyumu ciddi biçimde çekiyor. Meyve dönemine geçince potasyumu daha yüksek bir gübreye geçmek gerektiğini böyle öğrendim.
Eksikliği tespit ettikten sonra yaptığım en büyük hata, "hemen düzelsin" diye dozu artırmaktı. Fazla gübre yaprak kenarlarını aynı besin eksikliği gibi yakar ve iki tabloyu birbirinden ayırmak zorlaşır. Şu sırayı izliyorum:
Bir uyarı: yapraktaki sarı lekeler her zaman beslenmeyle ilgili değildir. Kırmızı örümcek, yaprak biti gibi zararlılar ve mantar hastalıkları da benzeri görüntüler yapar. Farkı anlamanın kolay yolu, yaprağın altına lupla bakmak; leke düzensiz, noktalı, ağ ya da yapış yapış bir tabaka eşliğindeyse iş beslenmede değil, zararlıdadır.
B